Selam dostum, hoş geldin. Bugün seninle tutku kavramı üzerine samimi bir sohbet edelim. Hani bazen sabahları alarm çalınca ‘Yine mi aynı tas aynı hamam?’ diyorsun ya, işte o boşluk hissini dolduracak olan şey hayatındaki gerçek tutkuyu bulmaktır. Gel, bu meseleyi birlikte masaya yatıralım.
Bak, dürüst olalım; çoğumuz tutkuyu yanlış anlıyoruz. Sanıyoruz ki bir sabah uyanacağız ve “Tamam işte bu!” diyeceğiz. Keşke öyle olsa… Ama gerçek şu ki; tutku aslında senin yorulmaktan keyif aldığın o tek şeydir.
Mesela, bir arkadaşınla saatlerce bir konu üzerine sohbet edersin ve o an dünya dursa umurunda olmaz ya? İşte o anın içinde gizli o tutku. sadece bir şeyi çok sevmek değil, ona emek verirken “Of” yerine “İyi ki” diyebilmektir.
Bunu dediğini duyar gibiyim. Sakin ol, yalnız değilsin. Gel, beraber şu 3 sorunun cevabını arayalım; belki de cevabı burnunun ucundadır:
Hayat sadece fatura ödemek ve akşam dizi izlemekten ibaret olamaz, değil mi? Bir uğraşın olduğunda, o gün başına gelen saçma sapan olaylar bile seni o kadar yıkmıyor. Çünkü biliyorsun ki akşam eve gidince (ya da hafta sonu geldiğinde) o sevdiğin şeyle baş başa kalacaksın. Tutku, aslında senin zırhındır.
Bak, biz burayı (Tutku.org) sadece bilgi vermek için açmadık. Burası seninle benim, yani tutkusu olan insanların buluşma noktası olsun istedik. Paylaşılan heyecanlar her zaman daha hızlı büyür.
Eğer bu yazdıklarım kafanda bir şimşek çaktırdıysa, ya da “Benim tutkum şu ama bir türlü başlayamıyorum” diyorsan, hemen üye olmadan kendine bir kullanıcı adı belirle ve giriş yaparak sohbet odaları‘na katıl. Karşılıklı sohbet edelim, belki de o ilk adımı birlikte atarız.
Kendi yolunu çizmekten korkma, çünkü o yolun sonunda senin tutkun bekliyor.
Bir yanıt yazın